Kendimin Sürgünüyüm...

Kategori: Sevgiliye Yazılar

kalpKendimin Sürgünüyüm...

Karanlık bir gecenin sessizliğiydi kaldırım taşlarına sızan.. Yalnız, yorgun ve bitkin.. Yüksek gerilimli saatler yaşanıyordu ay ışığında.. Ne kadar güzel parlıyor oysa.. Önünden salına salına geçen teknoloji harikası metal kanatlı kuşlara aldırmadan..

Sensizliğin ilk sesi neydi hatırlamıyorum. En son ne zaman yemek yediğimi hatırlamadığım gibi..Y elkovan kavuşmuşmuydu yoksa akrebe? Bilmiyorum.. Soluğun zamanın araladığı her noktadan içime ilmek ilmek işliyor bu gece.. Kayan her yıldız seni bana getiriyor ve herdefasında çok yakınıma aynı anda çok uzaklara bırakıyor.. Ruhum üşüyor.. Kalemimden kan damlıyor. Her damla öfke oluyor, acı kokuyor..

Karanlık bir gecenin sessizliğiydi kaldırım taşlarına sızan.. Ve adımlara sığmıyordu mesafeler.. Ellerde umutlar, sıkışıp kalmış vuslatlar. Titreyen kelebekler vardı yapay çiçekler üzerinde ölmek üzere olan..

Oysa bir gece vakti yarin gül elinden tutup geçemeyeceksek o kaldırımlardan, ki ellerimizde patlayıp kalmış vuslatlarla.. Başımızı kaldırıp bakamayacaksak ay ile bulutun kaygısız oynaşmalarına.. Ve hala yapay olduğunu bilmeden mezar olarak seçilmiş bir çiçek üzerinde ölmeye çabalayan kelebeğe iç geçiremeyeceksek.. Ne işe yarayacaktı bir kaldırım taşına düzülen övgülerin..

Gece bitti bitecek. Ne pakette kalan sigara nede meraklı bakışlar erteleyemeyecek bu gidişi.. O yine bildiğini okuyacak. Veda bile etmeden geldiği gibi çekip gidecek bir başka coğrafyanın yalnız kalmış insanlarına..

Güneş doğuyor ve ben bu doğuma şahitlik eden sayılı insanlardan biri oluyorum.. Ne heybetli geliştir bu YA RAB!!.. Eteklerinde kır çiçekleri, gizemli yüzler, serin soluklar.. Avuçlarında tükenmek bilmez taze telaşlar..

Yok yokk!ihanete düşkün oluyor bu metal kanatlı kuşlar.. Gece ay ile şimdi güneşle oynaşıyor.. Onca masum gözü, bulutu da alet ediyor..

İnsanlar bir bir düşüyor kaldırımlara.. Önceliği yorgun bedenleri,bakımsız elleri, düşünceli gözleriyle işciler alıyor.. Yolları uzak, vakitleri kısa.. Salına salına geçmek onların ne haddine!! İnsanlar bir bir düşüyor kaldrımlara.. Topuklu pahalı papuçlarla..Yürekleri iflas etmiş pahalı insanlar... Herkes biryerlere gidiyor.. Çocuk sesleri dev,korkunç ve hareket eden canavar seslerine karışıyor.. yok olup gidiyor..

Bense gidenlerin ardından türküler söylüyorum..Sesim çığlık oluyor,martılar yetişiyor..Benim varamadığım yerlere onlar varıyor.Tir tir titriyorum..ruhum üşüyor..Isınsın istiyorum olmuyor! Beni yine yalnızlık vuruyor..

Zaman ne kadar çabuk akıp gidiyor..Karanlık bir gecenin sessizliğiydi kaldırım taşlarına sızan..Ve her sabah alt üst olan....

Gösterim: 5815